uyandığımı sandığımda aslında gerçekten ne kadar uzakta olduğumu anlayamadım bile. Çünkü uyandığım(ı sandığım)da dokunabileceğim kadar yakındı, oysa düşümde masanın karşısında ve ulaşılmaz gibiydi. Nasıl inanmasaydım?'Rüyaların en güzeli hangisidir?' diye düşündüm. 'Gerçekleşsin diye çabaladığın düşlerin gerçekleştiğini gördüğün' diye yanıtladım. Ve sonra 'rüya mı? düş mü?' diye sürdürdüm. 'Düş' dedim sonra. Rüya geçmiştir, değiştiremezsin. İstemeyerek girdiğin bir sinema salonunda izinsiz alınmış görüntülerin (bu görüntüler sana ait de olabilir, senin gözünle de çekilmiş olabilir) zorla izlettirilmesi gibidir. Kimi zaman gerçeğe benzer, kimi zaman gerçeği özletir, kimi zaman özlediğini gerçekleştirir rüyalar. Rüyaların en iyi ve en kötü anı sonudur. İyidir, çünkü bazen ona kabus deriz ve kötüdür çünkü o bizim düşlediğimizin ta kendisidir.
Ama düş senindir, başı da senin, sonu da senin. Tümüyle senin isteğin, ihtiyacındır. Bir zorlama yoktur. İster kurar, ister kurduğunu yıkar ve istersen hiç bu işe bulaşmazsın. Gerçeğin çölünden kaçıştır düşlerin. Düş kurarken ister gerçeğe benzetirsin, ister rüyalarına, ister kendine, ister başkalarına benzetirsin. Çöle dönen gerçeğin içinde bir kum tanesi olmaya isyan ediştir, kendini düş ormanında bir ağaç kabul ederek. "Düşlerin kadar özgürsün!" Gerçeğin sınırlarını taşıyorsan eğer düşlerine, vay senin haline. sonsuz bir çöldeki kum tanesinden beter küçülür, kaybolursun kendi içinde. Ve bu öyle bir kayıp ki, .... bulamazsın.
9 yorum:
Gecenin en siyahındayım. Düşlerim efendim olmuş, ben düşlerimin kölesiyim. İllet bir aşkın prangaları sıktıkça sıkıyor ruhumu, yüreğimi...Canım acıyor. Aklım, çek çıkar beni bu tel örgülerle çevrili düş bahçesinden. Gerçeğin sokaklarında çamura bata çıka hissedeyim iliklerimde ÖZGÜRLÜĞÜ...
Gecenin en siyahındayım. Düşlerim efendim olmuş, ben düşlerimin kölesiyim. İllet bir aşkın prangaları sıktıkça sıkıyor ruhumu, yüreğimi...Canım acıyor. Aklım, çek çıkar beni bu tel örgülerle çevrili düş bahçesinden. Gerçeğin sokaklarında çamura bata çıka hissedeyim iliklerimde ÖZGÜRLÜĞÜ...
gerçeğin geleceği olan düşlerini terketme! belkide terketmelisin... bütün mesele "mutluluk"! kurmaktan vazgeçmediğin düşlerinde, ne olduğunu idrak edemediğin (bazan saçma kitaplarla yorumlamaya çalıştığın)rüyalarında yada çamuruna saplandığın sokaklarından kurtulmayı başaramadığın gerçeğin ta kendisinde... mutluluk nerdeyse.. Ama gerçeğin özgürlüğü ÖZGÜR DÜŞlerinden kurulacak...
gerçeğin geleceği olan düşlerini terketme! belkide terketmelisin... bütün mesele "mutluluk"! kurmaktan vazgeçmediğin düşlerinde, ne olduğunu idrak edemediğin (bazan saçma kitaplarla yorumlamaya çalıştığın)rüyalarında yada çamuruna saplandığın sokaklarından kurtulmayı başaramadığın gerçeğin ta kendisinde... mutluluk nerdeyse.. Ama gerçeğin özgürlüğü ÖZGÜR DÜŞlerinden kurulacak...
Nerede mutluluk??? düşlerde mi gerçek hayatta mı??düşlerimde sarıp sarmalıyorum kendimi.kapatıp gözlerimi alelacele bir senaryo yazıp yönetiyorum.ÖZGÜRÜM DÜŞlerimde ...işte ozaman keyfime diyicek bişey yok.Ama korunmasızımgerçeğe karşı,gözlerimi açtığımda işte ozaman gerçek hayattaımve düşlerimin efendisi benden cok uzakta..güçsüzleşiyorum,hayata karşı direncim kırılıyor,daha bi suskunum..gene düşlerimin kölesiyim.düşlerimden gerçeğime geçişler canımı hergeçen gün daha fazla yakıyor.ben işte acı çekmeyi mutlu olmaya tercih edenlerdenim....
düşleri güçlenen birinin çöle dönen gerçek içinde tatmin olması pek mümkün değil. gerçeğin müdahale kabul etmez hızı ve gücüne karşı mücadele etmemiz için çok geçerli bir sebebimiz var: DÜŞLERİMİZ. gerçeğimizi kabusa çevirenlerin kabuslarını gerçek etmeliyiz. intikam değil demek istediğim. aslına bakarsan düşlerin içinde kaybolmamak da önemli. çamuruna batıp çıktığımız gerçeği bir çiçek bahçesi yapmak... ve gerçeği yaşamamıza izin veren şey nedir sence, UMUT değil mi?
Benimki de bir umut yolculuğu...
Ama yol her zaman beklediğimizden uzun sürer. Benimde yolum uzun oldu. Pencerenin arkasına saklandığım yüzyılda kocaman umutlarım vardı elbette... Ama birçoğu zaman aşımına uğradı...Galiba gerçeğimde de özgürlüğümü elde edebilmek için küçük çapta bir kişisel kurtuluş savaşı vermeliyim... Başarmam kolay olmayacak... İçimde farklı bir kıpırtı var...Bir tek ona kıyamıyorum...
mücadelenin çekiciliğine hiç bir şey engel olamaz. Emin ol, içinde vazgeçemediğin umutlar var. Onlar için savaştıkça mutlu olacaksın...
mücadelem artık çekici değil itici bir hale dönüştü...çünkü karşımdaki(sen) kayıtsız kaldıkça umutlarda gece olunca evlerin lambaları gibi birer birer sönüyor ve ben buna engel olamıyorum...
Yorum Gönder